Yirminci yüzyıl ve sonrasında yazılan flüt eserleri, icracıdan geleneksel repertuvardan farklı bir katılım bekler.
Birinci fark notasyondur. Çağdaş eserlerde standart nota yazımının yetmediği yerlerde besteciler kendi işaretlerini kullanır; eserin başında bir açıklama sayfası bulunur. İcracının ilk işi bu sayfayı çözmektir.
İkinci fark genişletilmiş tekniklerdir: aynı anda birden fazla sesin duyulduğu çok sesli üfleme, üflerken sesle mırıldanma, hava sesinin bilinçli kullanımı, anahtar sesleri. Bu teknikler kulaktan kulağa aktarılan bir gelenek oluşturmuştur ve çoğu zaman besteciyle icracının birlikte çalışmasıyla belirlenir.
Üçüncü fark iş birliğidir. Yeni bir eserde besteci genellikle hayattadır; icracı yazılanın çalgıda nasıl davrandığını geri bildirir ve eser bu alışverişte biçimlenir. Bu, icracıyı pasif bir uygulayıcı olmaktan çıkarır.
Dördüncü fark seçim özgürlüğüdür. Kimi çağdaş eserlerde bölümlerin sırası ya da süresi icracıya bırakılır.
Kursiyer için çağdaş repertuvarın değeri, çalgıyı alışılmış kullanımının dışında tanıtmasıdır. Hava sesiyle yapılan bir çalışma, normal ton üretimini de netleştirir.
Derslerimizde çağdaş teknikler ileri seviyede ve temel ton güvenliği sağlandıktan sonra tanıtılır; her teknik önce izole edilerek, sonra eser içinde çalışılır.